Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

FARMAKOLOJI & Akilci Ilaç Kullanimi

Nereden Yazdırıldığı: Agiz Kokusu+
Kategori: GENEL AGIZ SAGLIGI soru ve cevaplari
Forum Adı: Söyleyeceklerim var
Forum Tanımlaması: Bize agiz sagliginiz hakkinda yasadiklarinizi anlatin
URL: http://www.agizkokusu.org/forum/forum_posts.asp?TID=1665
Tarih: 05-Nisan-2025 Saat 20:30
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 8.06 - http://www.webwizforums.com


Konu: FARMAKOLOJI & Akilci Ilaç Kullanimi
Mesajı Yazan: bir hayalim var
Konu: FARMAKOLOJI & Akilci Ilaç Kullanimi
Mesaj Tarihi: 16-Subat-2015 Saat 23:18
                                   

Farmakoloji kisaca ilaçlarin insan vücudunda yaptigi etkiyi inceleyen bilim dalidir.

Bir ilaç piyasaya çikmadan önceki dönemlerde birçok asamalardan geçer.
Bunlar kisaca ;
Hayvan deneyleridir ve plasebo ile karsilastirilarak etkinlik arastirilir. Etkin olduguna karar verilirse bu sefer bir sonraki asamaya geçilir ki bu sefer denek insandir. Burada kullanilanlar ise genellikle yüklü paralar karsiliginda insanlar üzerinde ilaç için dozaj tespitidir. Burasi da laboratuar kosullaridir. Yine plasebo ile karsilastirma yapilir.
Bu asamadan sonra yani dozaj bulunduktan sonra biraz daha genisletilmis sayida hastalikli insan üzerinde denemeler yapilir bunun için kullanilan klinik ortamidir. Sinirli sayida kliniklerde yapilan arastirmalarda yan etkiler üzerinde arastirma yapilir. Bir sonraki asamada ise daha genis hastalik grubu alinir bu asama genellikle (ama genellikle diye yaziyorum her zaman degil) 3. dünya ülkeleridir. Burada da yan etkiler vs. daha genis hasta grubunda denenir.
Bu asamalardan sonra elde edilen bilgiler isiginda piyasaya sürülüp sürülmeyecegine karar verilir.

Bir ara zakkum ile kanser tedavisi yaptigini söyleyen Dr.Ziya’yi hatirlarsiniz. Dr.Ziya nin ses getiren ve medyanin büyük sansasyon ile sundugu program sonrasinda Dr.Amerika’ya davet edilmis ilacin kanserde etkileri tespit edilmis ancak etkinliginin çok iyi olmadigi görülmüstü.

Ülkemizde ilaç firmalarinin bir kisminin uyguladigi çalismalar yukarida yazdigim 3.dünya ülkeleri sinifina giren son asamadir.

Esim doktor ve esime söyledigim bir sey var “yeni çikan bir ilaci uygulama” Ben su an konum itibariyle acil sistemde çalistigimdan dolayi reçete de yazmiyorum o nedenle rahatim.
Hatirlarsaniz piyasadan kaldirilan bazi ilaçlar oldu. Yanlis hatirlamiyorsam vioxx ve mesulid bunlardan bir kismi..
Izledigim bir dizide yasli bir doktor inatla eski ilaçlari kullaniyor ve yeni çikan ilaçlari kullanmiyordu. Ortamda bulunan genç bir doktor ise yeni çikan ilaçlari kullanmamasi nedeni ile her firsatta elestiriyordu.
Yasli doktorumuz bir gün genç doktoru alarak evine götürdü ve kizi ile tanistirdi. Kizi tekerlekli sandalyede kol ve bacaklari tam gelisememis biriydi. Genç doktora dönerek “ben genç bir doktor iken idealisttim yenilikleri takip eder ve en uygun tedaviyi uygulardim. O günlerde Talidomid piyasaya yeni verilmis ve hamilelerde görülen kusmalar için en etkili ve en güvenilir tedavi yöntemi oldugu söyleniyordu. Esim de o günlerde hamileydi ve çok kusmasi oluyordu bende o gün için en etkili tedavi yöntemi olduguna inandigim ilaci kullandim. Dogum yaptiginda ise kizimin kol ve bacagi yoktu. O günlerde birçok dogum oldu ve birçok kolsuz bacaksiz çocuk dünyaya geldi” Sonradan zaten belirtilen ilaç piyasadan kaldirilmisti.

Ilaç incelemelerinden sonra baska bir konuya geçelim.
Toplumda herkes leblebi gibi ilaç kullaniyor. Ilaç yazmayan doktora “kötü” gözü ile bakiliyor. Ben zamaninda ilaç yazarken 2 degisik ilaç yazdigimda genellikle tepki “2-3 tanede agri kesici veya vitamin yazin da dolsun”
Kendime ilaç yazdirirken 1 en fazla 2 kalem ilaç yazdiririm. Reçetemi yazan doktor her seferinde sasirir ve öneride bulunur “istersen bir tanede agri kesici yazayim” hayir diyerek karsi çikarim.

Ilaç kullanirken bilmeniz gereken her ilacin vücutta belirli bir yarilanma ömrü var. Nasil yani derseniz diyelim ki bir ilacin yarilanma ömrü 12 saat ve siz 500 mg aldiniz ve diyelim ki bu ilacin tümü kana karisti 12 saat sonrasinda vücudunuzda 250 mg kalir 12 saat geçtikten sonra ise 125 mg’a iner. Bu nedenle kitabi bilgi yarilanma ömrü kadar sürede vereceginiz ilaç için 3 dozluk uygulama ile uygun seviye yakalamis oluruz ve uygun vücut konsantrasyonu saglandiktan sonra tedavi edici etkisi baslamis olur.

Bir çok hasta ilaci kullanmaya basladiginin ertesi günü bir baska doktora giderek bu bana yaramadi der. Doktorlardan bir kismi ise bunu kullanarak “ben sana en etkili ilaci yazacagim” diyerek baska isimli ilaci baslar.Sonuçta konsantrasyon yeni yeni olusacagindan dolayi 2. doktorun yazdigi ilaç etki etmis gibi gözükür…


Yarilanma süresini biraz asiriya kaçarak anlattik. Esas anlatmak istedigim her ne alirsaniz alin yarilanma süresi sonsuza kadar devam eder. Vücutta biriken bu ilaç hiçbir zaman vücuttan tam olarak atilamaz ancak toxic dozda olmadigindan dolayi tibben “önemsiz” kabul edilir.

Bilmeniz gereken aldiginiz ilaç ömür boyunca vücudunuzda gittikçe azalan oranda kalacagidir.


Ilaçlarin atilma yollari arasinda vücutta metabolize yani islenmesi, sindirim sistemi, bosaltim sistemi, solunum, ve deri bulunur. Bu nedenle bilmeniz gereken her türlü toxic madde , toxic madde dememin nedeni bu ilaç içinde geçerli baska toxic ürünler içinde geçerlidir tek atilma yolu deri yolu ile degildir.

Antibiyotik kullanimina gelirsek…
Yukarida yazdigim gibi ilaç yazmayan doktora “kötü doktor” gözü ile bakiliyor.
Grip olmus bir kisi için yada soguk alginligi için önce hastaligi degerlendirmek istersek, Virüsler hastalik etkenidir.
Virüsleri antibiyotik ile yok edemezsiniz çünkü antibiyotikler anti-mikrobiyal etkilidir. Antibiyotikler çogunlukla bakteri gibi mikroplara etki eder. Basit bir bademcik durumunda klinik olarak eger ates 38.5 derece üzerine çikmiyorsa bademciklerin üzerinde sivi benzeri olusumlar var ise bu çok yüksek bir olasilik viral kaynaklidir. Eger ates 38.5 derece üzerinde ve bademcikler üzerinde iltihap görüyorsaniz kulak arka tarafinda agrili derialti sisliklerde varsa bu büyük bir olasilikla bakteriyeldir. Bu durumda yani bakteriyel tedavide uygulanmasi gereken bogaz kültürü almak beraberinde penisilin baslamak ve kültür antibiogram sonucuna göre uygun antibiyotik vermektir.

Karsilasilan hatalara gelirsek viral kaynakli bir hastalikta bu grip de olabilir basit soguk alginligi da kisinin sivi almasi dinlenmesidir. Ancak kisi doktora gittiginde illaki antibiyotik yazmasini ister. Viral hastalikta antibiyotik sadece sadece üzerine hastaligin üzerinde 2. bir bakteriyel enfeksiyon gelismesidir.

Her konuyu uzatarak yaziyorum ki daha kolay anlasilsin.

Antibiyotigin asiri kullanimi ne gibi zararli sonuçlar dogurura gelirsek.
Antibiyotik ile öldürdügünüz bakterilerin bir kismi dis ortama bir mesaj birakir (burada bunlarin tibbi isimlerini yazmiyorum) Bu mesajin içerigi “beni su sekilde etki gösteren su ilaç öldürdü” Bu mesaji alan baska bakteriler ise yapilarinda degisime giderler ve birakilan mesaja uygun seklide direnç gelistirebilir. Bir kismi ise kendi grubundan olmayan baska grup bakteriye direnç sistemlerini aktarir.

Sonuç olarak bakterilere karsi direnç düzeyi yüksek bir grup bakteri karsimiza çikar. Ama düsünün ki barsak sisteminizde delinme oldu ve bakterilerle mücadele etmeniz gerekiyor . Zamaninda leblebi gibi antibiyotik kullanmissiniz…. Antibiyogramda karsiniza mikroplara karsi genel direnç çikmasi hiçde uzak bir olasilik degil.Bu örnegi genisletebilirim; Menenjit oldunuz kullanacak antibiyotik yok…
Iste bu durumda dozaji yüksek tutmaktan baska seçeneginiz yok.

Türkiyedeki ilaç kalitesine gelirsek…
Yukarida yazdim ilaç gelistirilmesi asamasinda birçok basamaktan geçiliyor. Bunlarin maliyeti az degil.Ilaç fabrikalari ise hammadde alimi asamasinda degisik ülkeleri seçiyorlar bunlarin arasinda Isviçre gibi ülkeler yaninda uzak dogu kökenli ülkelerde var. Eger fabrika ilacin orijinal molekülünü almak isterse bu yapilan arastirmalar nedeni ile genellikle pahaliya mal oluyor. Uzak doguda satilan hammaddeler için daha ucuz fakat dezavantaji ise içindeki etkin maddenin miktari oluyor bu her zaman esit olmuyor. Bu nedenle uzak dogudan alinan hammadde ile üretilen ilaç için etkinlik genellikle (her zaman degil) orijinal molekül ile ayni olmuyor. Bu yazdigim miktar düsükte olabilir yüksekte olabilir. Yüksek olan hammadde için daha iyi diye düsünmeyin çünkü yukarida yazdim toksik doz tayini vs. için birçok deney yapiliyor…
Bu kadar hammadde için yazilanlardan sonra , reçete yazdigim ve hastalari takip ettigim dönemde genelde karsima çikan tablo; orijinal molekülün daha etkili oldugu yönünde idi. Fakat Ankara’daki bir üniversitede farmakoloji anabilim dalinda çalisan bir tanidigim (yukaridaki hammadde için yazdiklarim da onun söyledikleri) yaptiklari arastirmalar sonucunda orijinal molekül yaninda ayni ürünü sunan diger firmalar arasinda vücut dozaji açisindan fazla bir fark bulamadiklarini söylemisti. Ayni ürünü üreten firmalarin dozajlari için farkliliklar oldugunu da ayni gün söylemisti.

Gingo biloba ya gelirsek uzun süredir ilaç yazmadigim halde bildiklerim…
Piyasada gingobil olarak abdiibrahim’in çikarttigi preparat var… Yapilan arastirmalarda bu ilaç için etkinlik fazla gösterilememis. Son dönemde saglik bakanligi da çalismalarda etkinlik olmadigindan dolayi bu preparati ödemeden çikartti. Ilaci alamayanlarda ise benim gördügüm hastalarin mental fonksiyonunda azalma var.
Çalismalara mi yoksa benim gördügüm vakalara göre hareket edersiniz bilmem.

Serbest radikalleri yok edebilen maddeler arasinda su an için aklima gelen baska önerilerim de olabilir; VitE, VitC, selenyum, VitA, Pantotenik asit vücudumuzda serbest radikaller ile ugrasiyor.

Umarim faydam dokunur…

KAYNAK
http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=13569&s=60eab7708dd166987a5c6cc07657644a


                     







-------------
ÇareSiZseniz ! Çare SiZsiniz !!



Cevaplar:
Mesajı Yazan: bir hayalim var
Mesaj Tarihi: 16-Subat-2015 Saat 23:53
---- Antibiyotik Nedir ? ----


Antibiyotikler, bakteriyel enfeksiyon hastaliklarinin tedavisinde kullanilan ve insan sagligi açisindan çok büyük öneme sahip ilaçlardir. Kelime anlami ile “antibiyotik” terimi, “hayata karsi” demektir. Bu kimyasal maddeler, bakterilerin çogalmasini önlemekte ve bazen de bakterileri öldürmektedir.

-          Tek Bakteri Türüne Karsi Etkili Antibiyotikler

Bazi antibiyotikler, sadece kisitli sayida farkli bakteri türü ile savasabilecek sekilde gelistirilmistir. Bunlara “dar spektrumlu antibiyotikler” denir. Doktorunuz, tam olarak hangi tür bakterinin sizin hastaliginiza neden oldugunu bildigi durumlarda bu tür antibiyotikleri reçeteler. Bu antibiyotikler, diger yararli veya zararsiz bakterilere saldirmadiklari için, tedavilerde kullanilmak üzere en uygun antibiyotiklerdir.

-          Birçok Bakteri Türüne Karsi Etkili Antibiyotikler

Diger antibiyotiklerin genis spektrumlu etkileri vardir. Pek çok bakteri türüne etki ederler ve bu nedenle “genis spektrumlu antibiyotikler” olarak adlandirilirlar. Doktorunuzun hastaliginiza neden olan bakteri türünü tam olarak saptayamamasi veya pek çok farkli türde patojenin bir arada bulunmasi gibi bazi durumlarda bu antibiyotiklerin kullanilmasi gereklidir. Bu antibiyotiklerin sakincasi, yararli veya zararsiz bakterileri de öldürme egiliminde olmalaridir







---- Akilci Antibiyotik Kullanimi ----


Enfeksiyon hastaliklari, halk sagligi açisindan önemli ve uygun antimikrobik tedaviyle basarinin saglandigi bir alandir. Bununla birlikte gerek toplumda gerekse hastanede kazanilan enfeksiyon hastaliklari akilci olmayan antimikrobiyal tedavilerin kullanilmasi sonucu tedavi edilememekte ve belki de hasta kaybedilmektedir. Uygun antimikrobiyal tedavi; sag kalim, komplikasyon ve kroniklesmenin önlenmesi, hastalik siddet ve süresinin kisaltilmasi açisindan önemlidir.

Hekimlerin elektronik ortamda reçeteleme davranislarinin analiz edilmesine imkan saglayan “Reçete Bilgi Sitemi (RBS)”nden yararlanilarak, birinci basamakta 2011 yilinda düzenlenmis reçeteler degerlendirildiginde; toplam 439.539.673 kutu ilacin reçete edildigi ve bunun %12,71 oraniyla 55.878.010 kutusun antibiyotiklerden olustugu tespit edilmistir. Düzenlenmis reçetelerin maliyet analizleri yapildiginda ise genel maliyetin % 14,14’ünü antibiyotikler olusturmaktadir. Bu durum ülkemizdeki ilaç tüketiminde önemli bir yeri olan antibiyotiklerin akilci kullaniminin önemini göstermektedir.

Ideal antibiyotik kullanimi için; dogru tani sonrasi dogru antibiyotik; en uygun yoldan, etkin dozda, optimum araliklarla, uygun süreyle verilmelidir. Dogru antibiyotik kullanimi için, mikrobiyolojik olarak kanitlanmis bakteriyel bir enfeksiyonun varligi mutlaka sorgulanmalidir. Tani açisindan gerekli degerlendirme yapilmadan ve enfeksiyon olmaksizin antibiyotik kullanilmasi, seçilen antibiyotigin yanlis olmasi, antibiyotik dozunun yetersiz veya asiri olmasi, doz araliklarinin uygunsuz olmasi durumlarinda antibiyotikler uygun kullanilmamis olur. Etkinligi bilinen bir antibiyotik yerine maliyeti daha yüksek ve yeni olan bir antibiyotigin seçilmesi, gerekli olmadigi halde ayni anda birden fazla antibiyotigin kullanilmasi, kültür sonucuna uygun olmayan antibiyotik kullanimi da antibiyotigin uygunsuz kullanimina örneklerdir.

Birinci basamak tedavi hizmetlerinde tüm antibiyotik reçetelerinin çogunlukla solunum yolu enfeksiyonlari için düzenlendigini gösterilmistir. Birçok solunum yolu enfeksiyonu vakasinda antibiyotiklerin gerekli olmadigina ve hastanin bagisiklik sisteminin basit enfeksiyonlarla mücadele edebilecek yeterlilikte olduguna iliskin kanitlar mevcuttur. Sadece bakteriyel enfeksiyonlara karsi etkili olan antibiyotikler; yaygin olarak yanlis kullanimin gözlendigi soguk alginligi veya grip gibi virüslerin neden oldugu enfeksiyonlar için çözüm degildirler ve virüsün diger insanlara bulasmasini önlemezler. Antibiyotik kullanimi gerektirmeyen durumlarda, enfeksiyon tasiyan hastalardan diger kisilere bulasmasini önlemek amaciyla enfeksiyon kontrol tedbirlerinin alinmasi yeterlidir.

Antibiyotiklerin yanlis nedenlerle veya dogru olmayan biçimde kullanilmasi, bakterilerin sonraki tedavilere karsi direnç göstermesine neden olabilir. Antimikrobiyal direnç, bu mikroorganizmanin neden oldugu enfeksiyonu tedavi etmek veya önlemek amaciyla antimikrobiyal ajanin etkisinin azalmasina veya yok olmasina neden olur. Bakteriler için antibiyotik direnci, bakterilerin herhangi bir antibiyotigin varligina ragmen üreyebilmesi ve enfeksiyon yapabilmesidir. Bunun sonucunda ise, daha sonra antibiyotige ihtiyaç duyuldugunda ise yaramazlar. Bu yalnizca antibiyotigi uygun olmayan biçimde kullanan kisi açisindan degil, sonradan dirençli bakteriye yakalanma riski olan herkes için tehlike olusturmaktadir.

Antibiyotik direnci tüm dünyada önemli bir saglik sorunu haline gelmistir. Antibiyotik-dirençli bakterilerin yol açtigi enfeksiyonlar, hastaligin ve ölüm oranlarinin artmasi ve  hastanede geçirilen sürenin uzamasi ile sonuçlanmakta ayrica tedavi maliyetlerinde de artisa neden olmaktadir. Antibiyotik kullanimi, insanlardaki normal bakteriyel floranin degismesine bu da çogu kez antibiyotik dirençli bakterilerin ortaya çikmasina ve ishal gibi yan etkilerin görülmesine neden olabilmektedir.

Unutmayalim ki antibiyotikler; ates düsürmez, agri dindirmez, virüslere bagli enfeksiyonlari tedavi edemez. Yaygin ve yanlis kullanildiginda ise hizla direnç gelisen antibiyotik, esas etki bekledigimiz bakterilerin neden oldugu enfeksiyonlarin tedavisinde de etkisiz hale gelir. Hekim reçete etmedikçe antibiyotik kullanilmamalidir. Hastalarin, daha önceki bir hastaliginda kullandigi antibiyotigin, tekrar benzer hastaliga yakalansa bile hekime danismadan kullanmamasi gerektigi konusunda bilinçli olmasi gerekmektedir. Özellikle grip ya da nezle gibi virüslere bagli solunum yolu enfeksiyonlarinda antibiyotiklerin tedavide yeri olmadigini unutulmamalidir. Hekim önerisi sonrasi reçete ile alinan antibiyotige, enfeksiyonu en etkili biçimde tedavi etmek ve direncin ortaya çikma riskini azaltmak için antibiyotikler dogru dozda, dogru sekilde ve reçeteye uygun zaman araliklarinda alinarak uygun biçimde kullanilmalidir. Hasta kendisini iyi hissetse bile tedaviyi hekimin belirttigi süreden önce sonlandirmamalidir. Aksi taktirde faydadan çok zarar getirecektir. Artmis veya reçetesiz alinmis antibiyotikler yerine her zaman tibbi reçeteli antibiyotikler kullanilmalidir.

Bakteriyel enfeksiyonlara karsi en önemli silahimiz olan antibiyotiklere direnç gelisimini önlemek için  antibiyotikleri dogru kullanma konusunda toplum olarak farkindaligimizi artirmamiz gerekmektedir








---- Bunlari biliyor musunuz ? ----


Antibiyotiklerin, bazi bakterilerin sebep oldugu enfeksiyonlarin tedavisinde kullanilan bakterileri öldüren ve/veya üremesini durduran ilaçlar oldugunu; 

Virüslere bagli enfeksiyonlari tedavi edemedigini, grip ve soguk alginligi gibi hastaliklarda antibiyotigin yerinin olmadigini, iyi bir bagisiklik sisteminin bu tür hastaliklari yenebilecegini;

Antibiyotigin atesi düsürmedigini, agriyi dindirmedigini;Her antibiyotigin her hastalikta kullanilamayacagini;

Antibiyotik dozunun yetersiz veya asiri olmasinin yani sira doz araliklarinin uygunsuz olmasinin da antibiyotik direncine yol açtigini;

Antibiyotige duyarli bakterilerin antibiyotige maruz kaldiklarinda öldükleri halde, dirençli bakterilerin büyümeye ve çogalmaya devam edebildigini, bu dirençli bakterilerin toplumda hizla yayilarak diger insanlarda enfeksiyonlara neden olabildigini;

Uygunsuz antibiyotik kullaniminin, antibiyotiklere karsi direnci artirdigini ve antibiyotik kullanimi gerektiginde yetersiz kalindigini;

Artan antibiyotik direncinin günümüzde ve gelecekte antibiyotiklerin etkinligini tehdit ettigini;

Etkili antibiyotikler olmadan yogun bakim, organ nakli, kanser kemoterapisi, yeni dogan bebeklerin bakimi veya kalça ya da diz protezi ameliyati gibi yaygin cerrahi islemlerin uygulanmasinin mümkün olamayacagini;

Ülkemizde antibiyotiklerin, en çok kullanilan ilaçlar içerisinde oldugunu ve ne yazik ki bunlarin önemli bir kisminin gereksiz ya da yanlis kullanildigini;

Bugün dirençli bakterilerin  neden oldugu enfeksiyon hastaliklarinin  dünyada ve ülkemizde insanligi tehdit eden ciddi bir sorun haline geldigini;

Bazi ülkelerde dogru antibiyotik tedavisinden yoksun olan insanlarin hayatlarini kaybettigini ve uygunsuz kullanimdan kaynakli antibiyotik direncinin her kitada endise yaratmaya devam ettigini;

Antimikrobiyal direncin yüksek oldugu ülkelere seyahatte bulunan yolcularin, dirençli bakteriler tarafindan kolonize ve enfekte olmus olmus sekilde geri dönerek ülkelerine bunu yaydigini;

Eger antibiyotik kullanimi kontrol altina alinamazsa kolaylikla tedavi edilebilecek bir enfeksiyon hastaliginin bile, direnç nedeniyle ölümcül olabilecegini, insanligin antibiyotik öncesi çaga geri dönmek durumu ile karsi karsiya kalacagini;

Dünya SAglik Örgütü’nün, toplumlari büyük tehlikelerin bekledigi konusunda uyardigini ve antibiyotik direncinin artik küresel bir tehdit olusturdugunu ilan ettigini;

Etkinligi bilinen bir antibiyotik yerine, yeni olan ve etkinligi iyi bilinmeyen bir antibiyotigin seçilmesinin, ayni etkinlikte daha ucuz antibiyotik varken pahali antibiyotigin seçilmesinin, gerekli olmadigi halde birden fazla antibiyotigin kullanilmasinin da uygunsuz antibiyotik kullanimi oldugunu;

Uygunsuz antibiyotik kullaniminin önemli sonucu olarak; dirençli mikroorganizmalarin vücut florasina hakim olacagini ve buna bagli enfeksiyon seyrinde, hastanede kalis süresinde ve hastaliga bagli ölüm oranlarinda artis olacagini;

Antibiyotik kullanimiyla ishal gibi yan etkilerin görülebilecegini;

Hekim önerisi ve eczaci danismanligi olmadan kullanilan antibiyotiklerin, sonu ölümlere varabilecek ciddi saglik sorunlarina yol açabilecegini;

Birine iyi gelen antibiyotigin baskasina zarar verebilecegini;Kisinin daha önceki bir hastalikta kullandigi antibiyotigin, tekrar benzer hastaliga yakalansa bile etkili olamayabilecegini;

Gereksiz kullanilan her ilaç gibi gereksiz antibiyotik kullanimiyla da istenmeyen yan etkilerin görülebilecegini;

Önemli bir halk sagligi sorunu olan, uygunsuz antibiyotik kullaniminin diger zararlarinin yani sira ekonomik ve sosyal maliyetin artisina neden oldugunu;2011 yilinda Türkiye’de “Ilaç Takip Sistemi (ITS)’nden alinan verilere göre eczanelerden satisi yapilan toplam 1.277.367.512 kutu ilacin %16,11 sinin Sistemik Antienfektif ilaçlardan olustugunu;

Hekimlerinin reçetelerinin izlenmesi, degerlendirilmesi ve kendilerine geri bildirim verilebilmesine imkan veren “Reçete Bilgi Sistemi (RBS)” verilerine göre 2011 yilinda birinci basamaktaki aile hekimlerinin düzenlemis olduklari 129.953.746 reçetenin %34,94’ünün antibiyotik içerdigini;“Reçete Bilgi Sistemi (RBS)” verilerine göre 2011 yilinda birinci basamaktaki aile hekimlerinin düzenlenmis oldugu reçeteler degerlendirildiginde; toplam 439.539.673 kutu ilacin reçete edildigi ve bunun %12,71 oraniyla 55.878.010 kutusun antibiyotiklerden olustugunu;

 

                                   








---- Ne Zaman Kullanilmalidir? ----


Akilci Antibiyotik Kullanimi

Antibiyotiklerin akilci kullanimi, öncelikle gereksiz antibiyotik kullanimini en aza indirmeyi ve genel olarak her alanda (insanlarda, veteriner hekimlikte, tarim, hayvancilik, tekstil vb. sektörlerde) antibiyotik kullanimini azaltmayi ve bu sayede dogada bulunan antibiyotik miktarini kontrol altina almayi gerektirmektedir. Bunlar arasinda, antibiyotiklerin insanlarda tedavi amaciyla uygulanmasinin akilci olarak gerçeklestirilmesi kisa vadede, diger antibiyotik kullanimlarinin kontrol altina alinmasindan daha büyük bir etki ortaya çikartabilmesi açisindan özellikle önemlidir.

Akilci antibiyotik uygulamasi, antibiyotik tedavisinin gerektigi durumlarda hastanin bireysel özellikleri göz önünde bulundurularak dogru antibiyotigin uygun dozda ve dogru uygulama yoluyla, uygun tedavi süresi boyunca gerçeklestirilmesini gerektirir. Burada dikkat edilmesi gereken ilk husus, antibiyotik kullaniminin gerekliliginin dogru degerlendirilmesi ve hastalarin bu konuda bilgilendirilmesidir.

Bir hasta için planlanan ilaç tedavisinin akilci olmasi için, ilacin etkililiginin, güvenliliginin, maliyetinin ve hastanin klinik durumuyla (yas, allerji hikayesi, böbrek ve karaciger fonksiyonlari, gebelik gibi özel durumlar, diger hastaliklar, yasam tarzi, kullandigi ilaçlar vb. gibi) uygunlugunun degerlendirilmesi, planlanan tedavinin hastaya etkili olarak anlatimasi ve hastanin tedaviye uyumunun izlenmesi gerekmektedir. Dolayisiyla, akilci ilaç uygulamasi sadece “dogru” reçete yazmayi degil, dogru muayene ve tetkiklerin yapilarak dogru taniyi koymayi, hastayla etkili bir iletisim kurmayi, diger saglik çalisanlariyla isbirliginde bulunabilmeyi ve hastanin tedaviye uyumunun ve tedavinin etkililiginin izlenebilmesini gerektirmektedir.

Akilci antibiyotik uygulamasi yukarida bahsedilen akilci ilaç uygulamasinin genel gerekliliklerinin hepsini gerektirmenin yaninda, reçetelenen antibiyotigin antibiyotik direnci açisindan ayrica degerlendirilmesini gerektirmektedir. Piyasaya yeni sürülmüs  ve dirençli enfeksiyonlarin tedavisi için saklanmasi gereken ilaçlarin gelisigüzel kullanilmasindan kaçinilmasi, buna bir örnek olabilir.

Dirençli bakterilerin seçilmesini engellemek amaciyla genel bir prensip olarak hastanin enfeksiyon hastaliginin tedavisi, akilci ilaç seçimi için gerekli kriterleri saglayan ilaçlar arasinda etki spektrumu daha dar ve daha uzun zamandir kullanilmakta olan ilaç (öncelikle monoterapi) olarak planlanmalidir. Bununla birlikte enfeksiyon etkenin bilinmedigi ve tedavinin bir an önce ampirik olarak planlanmasi gereken durumlarda genis spektrumlu bir ajan tercih edilir. Benzer sekilde bazi durumlarda antibiyotik direnci gelisimini engellemek için kombine antibiyotik tedavisinin uygulanmasi gerekir. Bu kararlarin akilci olarak verilebilmesi için hekimlerin ulusal ve uluslarasi kurumlarca hazirlanan tedavi kilavuzlarini düzenli olarak takip etmeleri ve bu kilavuzlarla uyumlu reçeteleme davranisi göstermeleri gerekmektedir.

Antibiyotikler Ne Zaman Kullanilmalidir?

Enfeksiyon hastaliklari bakteriler, virüsler, funguslar ve parazitler gibi çesitli mikroorganizmalarin neden oldugu hastaliklara verilen isimdir. Enfeksiyon hastaliklarinin tedavisi, diger tüm hastaliklarin tedavileri için de geçerli olmak üzere, ilaçli ve ilaçsiz tedavi olarak ikiye ayrilabilir. Ilaçsiz tedaviler ilaçli tedaviye ek olarak uygulanabilecegi gibi, tek basina da uygulanabilir. Enfeksiyon hastaliklarinda ilaçsiz tedavi uygulamalarinin ana fikri vücudun enfeksiyon hastaliklarina neden olan patojen mikroorganizmalara verdigi cevabin daha etkili olmasinin saglanmasi ve patojen mikroorganizmalarin vücutta yasamasi, çogalmasi ve farkli insanlara bulasarak yayilmasina kolaylik saglayan faktörlerin ortadan kaldirlmasidir. Bu sayede enfeksiyonlarin tedavisi vücudun kendi bagisiklik sistemi tarafindan saglanabilecegi gibi, antimikrobiyallerin etkileri de artirilabilir.

Enfeksiyon hastaliklarinin ilaçli tedavisi enfeksiyona neden olan mikroorganizmaya göre degisiklik göstermektedir. Örnegin, toplumda yaygin olarak kullanilan antibiyotik ilaçlar sadece bakteriyel enfeksiyonlarin tedavisinde etkilidir. Dolayisiyla, bir hastaligin tedavisinde antibiyotiklerin kullanilmasi için, klinik olarak ve/veya laboratuvar testlerine dayanarak bakteriyel enfeksiyon tanisinin konmasi gerekmektedir.

Toplum genelinde antibiyotik kullaniminin en sik nedenlerinden birisi olan üst solunu yollari enfeksiyonlarinin büyük bir kismi viral enfeksiyonlara baglidir. Bu hastaliklar genellikle kendi kendini sinirlayan ve doktorun tavsiye ettigi ilaçsiz tedaviye hastanin uyunç göstermesi durumunda herhangi bir komplikasyona neden olmaksizin 7-10 süre içinde tam iyilesme saglanan bir klinik tabloya neden olurlar. Virüslerin neden oldugu enfeksiyon hastaliklarinin tedavisi için antibiyotik kullanimi hastaligin iyilesme sürecini hizlandirmayacagi gibi hastada antibiyotiklere dirençli bakterilerin seçilmesine ve daha sonra bu bakterilerin, hastada veya hastayla temas eden baska insanlarda antibiyotige dirençli bakteriyel enfeksiyon hastaliklarinin gelismesine yol açmasina, neden olabilir.

Viral enfeksiyonlarin neden oldugu hastalik tablosu klinik olarak bakteriyel enfeksiyon hastaliklarina büyük ölçüde benzerlik gösterdigi için bu taninin sadece hekim tarafindan konulmasi önemlidir. Hekimlerin de bakteriyel enfeksiyon tanisi koyarken ulusal ve uluslarasi tani ve tedavi rehberlerine uyum göstermeleri gerekmektedir.

Hastalik etkenin bakteriler olduguna karar verilmesi durumunda da, ilaçli tedavinin tek tedavi olmadigi göz önünde bulundurulmali ve ilaçsiz tedaviye gereken özen gösterilmelidir. Bazi bakteriyel enfeksiyonlarin da kendilerine sinirlayan hastalik tablolarina neden oldugu ve dikkatli izlem ve degerlendirmeyle sadece ilaçsiz tedaviyle tedavi edilebilecekleri unutulmamalidir.

Hastaya antibiyotik tedavisi reçetelenmesi durumunda, bu tedavinin uygun ve yeterli olmasi, hastanin tedaviyi anladigindan emin olunmasi, hastanin tedaviye uyumunun ve tedavinin etkililiginin degerlendirilmesi gerekmektedir




---- Peki ya simdi ? ----

Antibiyotik kullanimi için kanitlanmis bir enfeksiyon varligi sorgulanmalidir.
Hekim reçete etmedikçe asla antibiyotik kullanilmamalidir.
Antibiyotikleri ne zaman ve nasil kullanilacagi hakkinda daima hekim tavsiyeleri uygulanmalidir.
Ilaçlar dogru yoldan, dogru zaman araliklarinda, dogru dozda ve belirtilen süre boyunca kullanilmalidir.
Ilacin dogru zamanda alinmasini hatirlatici düzenlemeler yapilmalidir.
Hasta kendisini iyi hissetse bile tedaviyi hekimin belirttigi süreden önce sonlandirmamalidir.
Aksi halde antibiyotik direnci gelisebilir.
Özellikle grip ya da nezle gibi virüslere bagli solunum yolu enfeksiyonlarinda antibiyotiklerin tedavide yeri olmadigini unutulmamalidir.
Nezle ve grip için hastaligin ilerlememesi, enfeksiyon etkeninin topluma yayilmamasi için yatak istirahati,  izolasyon, C vitamininden zengin beslenmek ve bol sivi alimi yeterli olabilir.
Eger kisinin hastaligi 10 günden fazla sürüyorsa, atesi düsmüyorsa,  komplikasyon gelistiyse doktor kontrolünden geçmesi gerekir ve tedavi tekrar düzenlenmelidir.
Kisiler arasi nezle-grip gibi hastaliklarin geçisini önlemek için hijyenik önlemler alinmalidir.
Bir mendile hapsirdiktan veya öksürdükten sonra o mendil atilmali, diger nesnelerle ve insanlarla temas etmeden önce eller yikanmalidir. Bilgi dagitin, enfeksiyon degil!
Kisi kullandigi antibiyotikten yarar görmüyorsa hekim haberdar edilmelidir.
Komsusuna iyi gelen ilacin kisinin kendisine zarar verebilecegi unutulmamalidir.
Baskasinin antibiyotigi kullanilmamalidir.
Daha önceki bir hastalikta kullanilan antibiyotigin, tekrar benzer hastaliga yakalanilsa bile hekime danismadan kullanilmamasi gerekir.
Ilaçlarin hastane ve eczane ortamindan çiktiktan sonra uygun olmayan saklama kosullarinda etkinliginin azalabildigi, hatta zararli etkilerinin ortaya çikabilecegi akilda tutulmalidir.
Gebelik, emzirme durumu, kronik hastaliklarin varligi ve baska ilaçlarin kullanimi hekime bildirilerek uygun antibiyotigin seçilmesi saglanmalidir.
Artan veya reçetesiz alinmis antibiyotikler yerine her zaman hekimin reçete ettigi antibiyotikler kullanilmalidir.
Hekim gerekli görmedikçe, hekimlere antibiyotik yazilmasi konusunda israrci olunmamalidir.





----   Antibiyotikleri Dogru Kullanin ----

 

Antibiyotikleri doktorunuz önerdiginde, eczaciniza danisarak kullanin.

Doktorunuz antibiyotik reçetelediginde, tedavi talimatlarini dikkatli bir sekilde takip etmelisiniz. Sadece bu sekilde bütün bakterilerin yok edildigine emin olabilir ve bakteriyel direnç gelisiminin önüne geçebilirsiniz.

Temel Kurallar:

1. Doz ve zaman talimatlarina uyun

Hiçbir zaman ilacinizi almaniz gereken zamani atlamayin ve reçetelenen doza sadik kalin.

2. Tedaviyi yarida kesmeyin

Tedaviye basladiktan birkaç gün sonra kendinizi daha iyi hissetseniz bile tedavi sürecinin tamamini devam ettirin. Bakterilerin tamamen yok edilmesi ancak bu sekilde mümkündür.

3. Arta kalan ilaci saklamayin

Asla antibiyotiklerden kalanlari kullanmayin




KAYNAK

http://www.akilciilac.gov.tr/?lang=tr_TR



-------------
ÇareSiZseniz ! Çare SiZsiniz !!



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat